Translate

Şiirlerim

Ahmet Balad

Son zamanlarda yazdığım şiirlerden...

Böyle

Ahmet Balad
Kar yağıyor
Sokağa çıkma yasağı
Aklıma daha güzeli gelmeli
Daha iyisi
Üç aylık bebeği
Sarı mermi çekirdeğiyle delme
Pirinç kurşun gömleğiyle ısıtma
Olmuyor böyle
Kolum uzanamıyor, kısa
Parmak uçlarım parşömen
Ürperen beyaz karanfil
Aç, açıkta
Bu rezillik bir kibir
Eşikte dikilme bari
Sahiden çıldırayım
Gideyim sevinçle
Döneyim sevinçle
Kar yağıyor
Çocuklar öldürülüyor
Akla daha güzeli gelmeli

Aralık' 2015
İstanbul
Varlık Dergi
 
Berfin
Ahmet Balad
Koğuşta
Beceriksizler cem’i
Ruh eğri
Söz yokuş
Ayna kırığı göz
Ayna kırığı bakış, tık nefes
Tiftiklenmiş duyuş
Berfin
Kulak zarı, kar tanesi
 
Ring aracında unutuldum
Kapısı da açık
Çabalıyorum
Koğuşa dönmek için
Bir bitsin bakalım, tamamlansın
Gardiyan muhabbeti
Helâ kullanmayınca
Pantol ütüsü de kırışmıyor
Kapı, hacet bana uzak
Kapı da belki kendi kapanır
Gerçi bu sabah sis vardı
Rüzgârı beklemek hayal işi
İstanbul’da Gürültü Tanrı’ylayım
Konuşarak sağır olmaya çalışıyorum
Rüzgârı otoparka bağlamışlar
İki kolu kelepçeli
Zinciri asfaltta
Asfalt mutaassıbı bir kara yılan o
Çorabımı sıyırıp
Başını topuklarımla
Ezmeyi deneyeceğim
Aklımı okuyacağım sonra
Vazgeçtim
Diş fırçalayacağım
Vazgeçtim
Kitaplarla pantol ütüleyeceğim
Susacağım bu hafta
Uçak
Kâğıt
Ekim
Ankara
Halay
Kelime kelebeği
Kelam sıcağı
Kuğu boynu
Dolayacağım boynuma
Koynuma
Koluma, bacaklarıma
Zedelesek birbirimizi
Boyunlarımızla
Savrulur zulüm göğe
Berfin
Kimse karışamaz sana
Dökülür kulak zarı, kar tanesi


Ekim' 2015
İmroz
Dünyanın Öyküsü Dergisi

 
 


 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder